BATI DÜNYASININ ELMA FETİŞİZMİNE BAKIŞ

0
82

Elma’nın ilk tarihsel olarak nerede ortaya çıktığına bakalım. Kuzey Anadolu’da, Güney Kafkaslar, Rusya’nın güneybatısında kalan bölgeler ve Orta Asya (Kazakistan’ın doğusu) dolaylarında ortaya çıktığı sanılmaktadır.

Elma meyvesinin bol miktarda müthiş A vitamini içerdiğini, sağlık ile kozmetik sektörlerinde tercih edildiğini, -33 derecelere kadar dayanabildiğini, prostat ve akciğer kanserine yakalanma riskini azalttığını ve yaklaşık 17’den fazla türünün bulunduğunu söylemeden geçemeyeceğim.

Elma, Doğu’dan Batı’ya doğru yayılmış olsa da Batı dünyasının edebi, görsel ve yazınsal anlatımlarında pek fazla yer bulduğu görülmektedir.

Elma’nın Batı dünyasında genişçe yer edinişlerine bazı örnekler verecek olursak;

-Antik Yunan’da kişi sevdiğine gönlünün onda olduğunu belirtmek için ona elma fırlatması geleneğinin var olması.

-İlk insan olarak yaratıldığına inanılan Adem’in eşi Havva ile birlikte Cennette iken yaklaşıp yememeleri gereken ağacın elma ağacı, meyvesinin ise elma olması.

– Pamuk prenses masalında, elmayı çok seven ve yaşlı insanlara her zaman yardım eden iyi kalpli prensesin kötü kalpli kraliçeden (cadıdan) aldığı zehirli elmayı yemesi sonucunda yere düşmesi.

-Isaac Newton’un ağacın altında otururken kafasına bir elmanın düşmesi sonucu yer çekimini bulması.

-Anadolu ve Batı dünyasında anlatılan hikayelerde kahramana güç veren, olağanüstü güç kazandıran imge olması.

-Apple Şirketinin logusunda elmanın yer alması. (İlk logosunda Isaac Newton’un elma ağacının altında oturması imgelenip tasarlanması, daha sonra üzerinden bir parça alınmış ve gökkuşağı renkleriyle kaplanmış elma olarak sergilenmesi)

-B. Franklin’in “Çocuğa Elma Verme Hikayesi” ile çok sevilen şeylerin hepsine sahip olunamayacağının anlatılması.

Elmayı bu kadar önemli kılan veya öne çıkaran ona yüklenilen hangi özellikleridir? İnsanlığa ilk günahı getiren yasa koyucuya itaat etmemeyi, cinsellik, doğurganlık, cennetten kovulma gibi sembolleri içinde barındırmasıdır.

Elma fetişizminin Batı dünyasında geniş yer bulmasında yatan en önemli neden ise Hristiyanlık inancında yer alan ilk insan Adem ve Havva’nın cennetten atılmalarına neden olan metaforun elma olmasıdır. Batı Hristiyanlık inancına da muhtemeldir ki Antik Yunan geleneğinden geçmiştir. Antik Yunan’da elmanın arzu, şehvet ve cinsellik içeren bir metafor olması ve onun etkisinde kalan Batı dünyası, Adem ile Havva’yı yeniden şekillendirip betimlerken tabiki de kültürel etkisinde kaldıkları Yunan’da yasak olanı yani “elma” metaforunu kullanmıştır.

Doğu’dan Batı’ya her toplumda elma meyvesinin kendisi ve metafor olarak insanlar tarafından tercih ediliyor olması nedeniyle önemini korumaktadır. Türklerin ‘Kızıl Elma’ ülküsünden, Hristiyanlık’taki “Yasak Elma” anlatımına kadar geçmişten ve günümüze var oluşunu korumaktadır.

Tarihçi- Yazar: Veysel ŞAHİN